Tarih: 8 Ekim 2012Kategori: Bebek Bakımı, Bebek Gelişimi, Bebek SağlığıYorum Yok
Bebeklerde pişik sorunu çoğu zaman meydana gelir. Pişiklerin oluşumuyla bebeğimiz keyifsizleşiyor, rahatsızlığı sebebiyle uyku düzeni bile bozuluyor.
Peki pişikler nasıl oluşuyor?
Pişiğin, sürtünme, ıslaklık, bakteriler, antibiyotikler hatta kimyasallar tarafından meydana geldiği belirtililiyor. Bazı bebek bezleri de pişik oluşumunu tetikleyebiliyor. Bunlarla beraber maddeler halinde pişiğin bir kaç nedenine göz atalım;
1)HİJYEN EKSİKLİĞİ: Bezin yeterince sıklıkta değiştirilmemesi, cildi tahriş eden maddelere cildin uzun süre maruz kalması. Bu yüzden emiciliği yüksek olan bezler tercih edilmelidir.
2)SIVI DIŞKILAR: Dışkılarını sıvı olarak çıkaran bebeklerde pişik daha fazla gözlemlenir.
3)CİLDİ KURUTAN SABUNLARIN KULLANILMASI: Cildi kurutan sabunların kullanılması ve kullanılan sabunların güzel durulanmaması halinde pişik oluşabilir.
4)DİŞ ÇIKARTMA: Bebekler bu dönemde ateşlenirler ve ateş uykusuzluğa , iştahsızlığa ve bağırsak hareketlerinin değişimine sebep olur.
5)SICAKLIK: Yüksek sıcaklıktaki ortamlarda cilt, daha çok tahriş olmaya meğillidir.
Pişiğin tedavisi nasıl olur?
Bebeğinizde pişiği farkettiğiniz an bebeğinizi ılık suyla banyo yaptırın. Daha sonra güzelce bebeğinizin her yerini kurulayın. Daha sonra çinko oksitli krem ile pişik bölgesine ne çok fazla ne de az olacak şekilde, dairesel hareketlerle kremi uygulayın. Böylece idrarın ciltle olan temasını önlemiş olursunuz.
Hem bebeğin sağlığı açısından, hem pişiği önlemek açısından da bebeğin bezini sık sık değiştirmelisiniz. Ayrıca bebek dışkısını yaptıktan sonra poposunu ılık suyla yıkamalısınız.
Not: Talk pudrası kullanmayınız. Talk pudrası ıslanınca deriyi tahriş edebilir.
Tarih: 1 Ağustos 2012Kategori: Bebek GelişimiYorum Yok
Normal bir bebek yani gelişimleri tam olan bebeklerde genel olarak yüzü koyun bir halde yatarken başını yerden kaldırması olayı bebeklerin 3-4 haftaları arasında görülebilmektedir, eşyaları gözü ile takip ederek ve etrafına bilinçli bir şekilde bakarak gülümseme olayı ise 2. aydan itibaren başlar, ellerini ağzına götürerek ve etrafında ve yanında bulunan eşyaları tutma ve uzanma isteği ise 2. ayda başlar, gözlerini sesin geldiği tarafa çevirmesi ve annesini tanıması ve onu dikkatli bir şekilde incelemesi ise 2-4 aylar arasında, kendisini tanıması ve kendi elleri ve ayakları oynaması hali 3. ayda, başını rahat ve dik bir durumda tutması , eline verilen bir oyuncağı ya da eşyayı elinden ağzına götürmesi 6. ayda, sırt üstünden yüzükoyun pozisyona geçerek kendisini hareket ettirmesi ve bazı hareketleri başkası olmadan kendi başına yapabilmesi 4-6. aylar arasında, desteksiz oturma hali ve eşyalı bir elinden diğerine götürerek eşyaları tanıma ve oynama isteği 7-8 aylarında, emeklemesi, sıralaması ve ayağa kalkması 9-12 ay arasında, desteksiz bir şekilde ve kimsenin yardımı olmaksızın ayakta durması 11-13 ayları arasında, sesleri taklit etmesi baba ve mama gibi kelimeleri rahat bir şekilde söylemesi 6-9 ay arasında bebeklerde ilk söylenen kelime daha çok babadır bunun için anneler üzülmemelidirler daha ilk cümlelerini söylemeye çalışan bebeklerde anne ve babalar iddiaya gidererek hangisini daha çabuk söyleyecekleri arasında rekabet oluşturabilirler, anlaşılır kelime söyleme 13-16 aylar arası, kaşıkla kendi kendine yeme isteği 16-14 ayları arasında, başında bulunan ve hassasiyet gerekli olan bıngıldağın kapanması ise 18 aydan itibaren, kendisi için alınan oyuncakları beğenme inceleme ve açma kapama işlemini yapmaları 18-24 ayları arasında, üç kelime ile cümle kurma 18-26 ayları arasında, merdiven ve basamakları çıkma 20-30 aylar arasında, tuvalet eğitimi 15 ay ila 24 ay arasında görülmektedir.
Tabi bunu belirlerken her bebeğin göstereceği belirtiler ve davranışlar farklı farklı olduğundan daha geç zamanlarda ya da daha erken zamanlarda gelişen değişikleri ve gelişimleri takip etmekte mümkündür.
Tarih: 19 Haziran 2012Kategori: Bebek Bakımı, Bebek Gelişimi, Bebek Oyunları, Bebek SağlığıYorum Yok
Annelerin geçirdikleri özel bir süreç olan hamilelik devresinin biterek doğum sonrasında ellerine aldıkları biricik yavrularına kavuşmaları ve özlem gidermeleri süreci oldukça güzel ve mutluluk doludur. Her ailenin isteyerek kavuşmayı dört gözle ve özlemle bekledikleri bebek daha doğum anından itibaren evlerin neşesidir.
Bebeklerin ilk andan itibaren anneleriyle temas halinde bulunduğu en özel süreç kuşkusuz anne sütü ile beslenmesidir. Annesi sayesinde gelişimini ve büyümesini sağlayacak olan bebekler korunmasız, çaresiz ve her an için ilgi ve alaka gösterilmesi gereken insanın en değerli varlığıdır. Anne adaylarının hamile kalmasından itibaren dünyaya getirecekleri evlatları için iyi bir donanıma ve birikime sahip olmaları ve bilinçlenmeleri gereklidir. Bebek için gerekli olan ortamın ve koşulların hazırlanmasından sonra çiftlerin evlat sahibi olmaları çok önemlidir. Birbirini tanımayan ve sürekli bir geçimsizlik halinde bulunan çiftler evliliklerinin kurtarıcısı olarak görülen bebek sahibi olmayı kesinlikle düşünmemelidirler. Çünkü bebekler asla kurtarıcı değillerdir sadece ve sadece uygun imkanlar, koşullar ve şartlar oluşturulur ve her şey evli çiftler için elverişli ile bebek sahibi olmayı düşünmelidirler.
Dünyaya getirilecek olan canlı varlığın birçok sorumlulukları ve ileriki dönemlerde karşılaşılacak olan bir takım ihtiyaçları bulunacaktır bunların karşılanması ve iyi bir aile terbiyesinin sağlanması için çok önem ve özen gösterilmesi mecburidir. Sıhhatli neşeli daima gülen mesut bir bebek aile yuvasının huzur ve mutluluk kaynağıdır. Çocuklar anne, baba ve yakın akrabaların en vazgeçilmezi ve en aranılanıdır.
Bebeklik dönemini güzel bir şekilde geçiren bebeklerin daha ileri ki dönemlerinde ise tespit edilerek anlaşılmıştır ki hayatlarında daha başarılı ve daha mutlu oldukları gözlemlenerek ispat edilmiştir. Büyüyerek tam bir birey olan evlatlarımız için beden ve ruh sağlığı için göstereceğimiz gayret, fedakarlık ve bu uğurda karşılıksız olarak yapılacak olan çalışmalarla daha ileriki yaşlarındaki gelişiminin sağlam temellerinin atılması gerekmektedir.
Tarih: 15 Haziran 2012Kategori: Bebek Gelişimi, DoğumYorum Yok
Tabii olarak dünyaya gelen bebeklerin ilk olarak bu konuda tecrübesi ve deneyimi bulunmayan anne ve babasıyla yaşam süreci başlamaktadır. Ağlayarak dünyaya gözlerini açan bebeklerimizin bu anı sadece doğum anında yaşasın temennisi yaşamı boyunca güzel ve mutlu bir şekilde yaşaması dilenmektedir.
Bebeklerin yaşantısı doğumdan önce ve doğum esnasından sonra olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Doğum anına kadar yaşamla ilgili bir beklentisi olmayan bebeklerimiz sadece anne karnındaki annenin beslemesi ile yaşantısını sürdürmekte ve yaşam alanı ise oldukça dar bir yerdeyken doğum anından itibaren etrafında birçok değişiklikler, farklı etkiler ve tepkiler ile bir anda başka bir yaşam tarzını yaşamaya başlayacaktır. Bu yaşam sürecinde ise nelerle ve ne gibi faktörlerle karşı karşıya kalacağını da kesinlikle bilmemektedir. Bu süreç içinde bebekler sadece ilk olarak annesini tanıyarak algılayabilmektedir. Daha ilk zamanlardan itibaren annesi bebekler için bir yaşam teminatıdır. Bütün ihtiyaçlarını ve gereksinimlerini karşılayacak olan anneleri ile ilk tanışmaları annesinin kendisini beslemek için anne sütünü bebeğine vermesi ile başlayacaktır. Doğum öncesi bakım süreci doğuma hazırlık yapan anneye yöneliktir. Annesinin hamilelikte geçirdiği bulaşıcı hastalıklar, depresyonlar, ruhi çöküntüler, yorgunluk, stres ve beslenme bozuklukları gibi yaşanan olaylar anneyi etkilediği gibi karnındaki bebeğini de olumsuz şekilde daha doğmadan etkilemektedir. Bu nedenle hamile anne adaylarının belli aralıklarla yani periyodik olarak sürekli olarak tercih ettikleri kadın doğum uzmanına kontrol edilerek bebeğinin sağlığının tespiti yapılmalıdır. Günümüzdeki sağlık koşullarının ve imkanlarının gelişerek ilerlediği toplum yaşantımızda artık anne ve bebek sağlığını kontrol altına tutabilecek yeterli ve düzeyli bir şekilde bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarının yanı sıra rutin sağlık hizmetini ücretsiz olarak veren sağlık kuruluşları da annenin her an yanında ve yardımcısıdır. Yapılması gereken tek şey sağlık kuruluşuna başvurarak gerekli gördüğü yardımdan dilediği kadar yararlanmaktır.
Tarih: 9 Nisan 2012Kategori: Bebek GelişimiYorum Yok
Çocuklar gelişim sürecinin sağlıklı bir biçimde tamamlanması için çoğu aile özgüvenli çocuklar yetiştirme formülleri arayışına girer. Özgüvenli çocuklar yetiştirme formülleri olarak adlandırılan uygulamalar, aslında gelişme döneminde çocuğa karşı ailenin takındığı tavırdır. Çocuğun sorduğu sorulara sıkılmadan ve açıklayıcı şekilde cevap vermek, özgüvenli çocuklar yetiştirme formülleri arasında dikkat edilmesi gereken ilk konulardandır. devamını oku »